|
[Kunduzun Sabrı]25 Ocak, 2010 |
Az önce neyle karşılaştığıyla değil de neden yuvasını bir dere üzerinde set oluşturacak şekilde inşaa ettiğini düşünüyordu. Kimbilir belki de … Doğrudur… Hay bin kunduz aşkına…
|
[Kunduzun Sabrı]25 Ocak, 2010 |
Az önce neyle karşılaştığıyla değil de neden yuvasını bir dere üzerinde set oluşturacak şekilde inşaa ettiğini düşünüyordu. Kimbilir belki de … Doğrudur… Hay bin kunduz aşkına…
|
[Blog ‘tan]22 Ocak, 2010 |
Medeniyet iki sütun üzerinde yükselir: Süngü ve açlık. Dolandırıcılarla, namussuzların gönlüne göre bir düzen. Hakim-i mutlak: Para. İnsan hakları ve hürriyetleri için yapılan katliamlar ortada. Medeniyet, üçkağıtçılara saraylar, dahilere kümes yaptırır.
|
[Uzman ve Porselen Dişi]22 Ocak, 2010 |
Yazdır, sabahtır, sıcaktır…Kısa dönem er, sabah içtiması devam etmekteyken, uzman çavuşa bakakalır. Olmadı. Hangi, “ihtiyaçları devlet tarafından karşılanan” adamdır bakakalan?
|
[Açılalım sıkı sıkı]16 Ocak, 2010 |
Medya da “Kürt açılımı” olarak yaklaşık bir yıl öncesinde lanse edilen eylem paketi/yönelimi nerdeyse muhteviyatının doyuruculuğundan çok ismi ile tartışma konusu haline geldi. Daha sonraları bu bir “demokratik açılım süreci” diyerek aslında ilk anlamının çok da ötelerinde bir anlama taşındı. Bir etnik guruptan bağımsız, tüm yurdu ve yurttaşların özlük hakları temelinde sosyal yaşamı yeniden şekillendirme “süreci” olarak; ismi gayette etkileyici ve fakat yine içeriği müphem vaziyette kalarak.
|
[iktidar ile “kavga”]12 Ocak, 2010 |
kavgalı olmak iyidir demiyorum ama insanın “bir kavga”sının olması iyidir. dinç tutar, yaşama bağlar, sosyal birlik olma yolunda pozitif etkileri vardır. bir çeşit sivl toplum kuruluşu bildirgesi gibidir ortak kavgalarımız. kavganın niteliği ve genel geçer dünya konjonktüründeki global gerçekliklere olan yakınlığı yahut pozitif ya da negatif uzaklığı da o halkın bilincini göstermekte ciddiye alabileceğimiz bir belirteçtir kanımca. “kavga”nız sizi dünyaya anlatır. onunla var olursunuz.
|
[Ahmet Hakan’ın iade-i itibarı]9 Ocak, 2010 |
Şenlik ve oynaşma bitmiş, geç saat olmuş, fazlaca içen konukların masayı dağıttığı, birbirlerine bilinçsizce saldırdığı, beş dakika geçmeden öpüşüp barıştığı, sonra yine kavgalar ettiği, ekonomik ederlerin fütursuzca havada savrulduğu, rekabet ahlakının gitgide kaybolduğu basit bir kaçamak eğlence gecesine dönmüştü memleketi umumiyye. Ahmet Hakan bu zamanlarda henüz bunları anlamak için kendisi bu toplumsal savaşımların dışarısından bakabilecek, yorumlayabilecek kadar olgunluğa erişmiş sayılmazdı.
|
[Bok]5 Ocak, 2010 |
Kelimeleri ard arda söyleseydik en uzun cümlemizin fiili “bok” olurdu, eğer devrik cümleler kurmasaydık.
|
[canavar]12 Aralık, 2009 |
Uzak bir dünyada bir tane canavar yaşarmış. Bu canavarın hiç arkadaşı yokmuş. Kim canavarı görse “ne kadar çirkin ne kadar kötü bir canavar” diyerek uzaklaşmış.
|
[About Racism and Stuff]10 Ekim, 2009 |
for Obama’s sake c’mon!
for some reason you people make difference, sometimes in good way like Iverson and sometimes in bad way like Obama (personal opinions) and when there is a difference people need names for that. Just like “yes we can” “nigga” “black” “seig heil”. And words are not the one to blame.
|
[prelüd, an’a etken herkimseye.]21 Eylül, 2009 |
… Ve “şeytan” sadece tercihlerimizin pişmanlıkla dolu olanlarına verdiğimiz isim.